Pages

15 Şubat 2013 Cuma

Sevgili Günlük- Ordan Burdan..

8 yorum
           Merhaba.. Bu yazıda -bak post demedim!:p- yeni bitirdiğim kalemliği size göstericem. Önce fotoğrafını koyayım sonra hikayesini özetlerim..






                Bu kalemliği Fatma diye bi arkadaşıma yapmıştım. Kolay olur diye düşünmüştüm ama baya zorlandım. Aslında başına oturup kalkmasam 2 günde bitiririm ama bitirmem 1 ayımı aldı. Ama uğraştığıma değdi. Ben çok beğendim. Maşallah supanallah :P Gösterdiğim bi kaç insan bunları sat dedi ama bilmiyorum uğraşabilir miyim.

                Yazı bu kadar çabuk bitmesin diye oradn burdan bi kaç fotoğraf daha koyuyorum..

   
                   Bu yüzükcükleri de SümeyyeYaman hediye etmişti. Biz aslında onunla instagramdan tanışmıştık. Kuzenimin lise arkadaşı. Böylece buluşup kaynaşmamız daha kolay oldu:) Seni çok sevdim Sümeyye. Bunu da buradan itiraf edeyim :p

 



Bu fotoğraflarda Kinfolk dergisinden. Tarzları benim çok hoşuma gidiyo. Bi gün ciddi anlamda fotoğraf çekersem bu tarz fotoğraflar çekmek isterim heralde. Ama dergi Türkiye'de satılmıyo. Zaten Türkiye'de ne halt var bilmiyorum..






 
                 Bu fotoğraflarda İnstagramdan ingwervanille diye bir hatunun fotoğrafları. Fotoğraflara taşramsı bi hava veriyolar ya, o da çok hoşuma gidiyo. Heralde bi evim olsa böyle düzenlerdim.. Beni de instagramda elifmd diye aratabilirsiniz. Onunda bağımlısıyım :p

-son-

1 Şubat 2013 Cuma

Atatürk Arboretumu

8 yorum
           Merabaa.

        Bugün Sarıyer- Atatürk Arboretumu'ndayız sevgili insanlarr. Aslında başlığı ''Ebesinin Nikahı: Atatürk Arboretumu'' yapıcaktım ama dedim ayıp olur. Ama yapmış kadar oldum diimi bunu söylemekle.. :D Çok uzaktı çookk. Ama o kadar eziyete değdi. İstanbul içinde böyle bi yerin olması bizi çok mutlu etti. Pek fazla kimsenin bilmemesi daha da mutlu ettii!

          Bi de ''arboretum'' demeyi öğrenene kadar canım çıktı.. Ağaç ev demekmiş. Haftasonu ziyaret yasak. Sadece özel üyeliği olanlar gelebiliyor haftasonu. 300 tl miymiş neymiş.


              Otobüsten inip buraya doğru yürürken peşimize köpekler takıldı. Normalde köpekten korkmam ama bunlar çete olmuşlar. Gelen geçenden haraç kesiyolar:P Ceyda'nın çantasında da simit poğça (nası yazılıyodu bu?) falan vardı. Köpeklerde bunların kokusunu almışlar ki arkamızdan gelmeye başladılar. Bi tane simit attık bıraksınlar bizi diye ama simit için kavga edip daha da sinirlendiler. Ceyda'da simitlerin hepsini attı köpeklere. Aç kaldık yani :D Arboretum'da cafe falan yok, o yüzden yemeğinizi kendiniz götürüyorsunuz. Aslında yemek sokup piknik yapmak yasak ama simit, poğça, kurabiye gibi şeyler götürüp atıştırabiliyorsunuz..






      Bu alttaki banklı fotoğraf Facebook'ta yalnızlıklarından dem vurup ha bire özlü söz paylaşan fan page'in profil fotoğrafı gibi oldu.. :D 


            Burda da bi kız meselesine tanıklık ediyoruz.. :p
























              Bunlar benim en beğendiğim fotoğraflar oldu. Ama biz biraz ters zamanda gittik galiba. Ağaçlar yapraklarını dökmüştü. Sarı, kırmızı ağaçları göremedik. Bi dahakine nasip olur inşallahh. Son olarak, Taksim'den 42T'ye binip Orman Fakültesi durağında iniyorsunuz. Biraz geriye doğru yürüyüp sağ taraftaki uzunca yoldan yürüyorsunuz. Yolun sol tarafında kalıyo burası. Kolay bulursunuz. Bu arada burası İstanbul Üniversitesi Orman  Fakültesine bağlıymış. Bizim okul ilk defa bi şeyi adam gibi yapmış helal olsun. İlk defa gözüme girdiler. Bi dahaki gezelim görelimde görüşürüz. :P O zamana kadar kimseye simitlerinizi verip aç kalmayın.. :(

18 Ocak 2013 Cuma

Ge-zen-ti!

6 yorum
         Uzun bi aradan sonra işte geldim burdayım. Başlık seçmenin ne kadar zor olduğuna değinmek istiyorum şuan. Büşra facebooktaki bi fotoğrafımın altına ''ge-zen-ti!'' yazmıştı ben başlık düşünürken. Ben de vardır bunda bi hikmet  diyerek bu başlığı kullanmayı tercih ettim.. :P 2 haftadır hiç post yazmadım. Berra hanım saolsun-1 buçukluk kız kardeşim- bilgisayarın ekranını kırmış. O yüzden elimize alamadık bilgisayarı.. Sınavlarım da yeni bitmişken fırsat bu fırsat dedim ve bu postu hazırlamaya koyuldum.. 2 haftadır neler yaptığıma şahit olucaksınız şimdi:P
          İlk olarak...: Etaminle başlayan merakım beni nakış diye düşündüğüm şeye kadar götürdü. Bu yeni merakım -bana kalırsa- etaminden daha güzel, daha kullanışlı.. Bunu kız kardeşimin arkadaşı için yaptım. Doğum günüymüşte.. :)






            Eveett şimdi de sınavlardan sonra ne yapmışım onu anlatayım. Sınavlarla başlayan sıkıntılı süreci tatlıya bağladık. Şuan pek mutlu mesudum..
         
             Bu örüklü amcaya Fındıklı'dan yukarıya çıkan merdivenlerde rastladık. Zehra'nın tepkisi: ''Bu kim yaaa. Sosyalist birine benziyo!'' :D


            Burası da yeni keşfettiğim bi yer. İsim vermesem olur mu? :D Kimse gitmesin, bilmesin istiyorum. Allahım çok güzel!


 Buraya Zehra'yla Merve'yi beklerken gittik. Zehra'yla uzun zamandır görüşmüyorduk. İyi oldu. İnstagramda paylaşmıştım bu fotoğraflardan birini. Altına da yazmıştım bizim peçetelere yazı yazma huyumuzu :) O günden hatıra kalsın diye kullandığımız peçeteye mekanın adı, günün tarihiyle birlikte içimizden gelenleri yazar birbirimize veririz. Bi kenarda hatıra olarak kalır.. Sonradan bakar bakar mutlu oluruz!



     
                 Bu fotoğrafı da şu çiçeğin gerçek rengini görün diye koyuyorum. Renklere bayıldım! Sarı saksıyla birbirlerine çok yakışmışlar. Burayı bana çok sevdiren şeylerden biri oldu bu çiçek bence :) Baktıkça bakasım geliyor..


            Ama kahve demişken Nev-i Cafe'nin kahvesini anmasam olmaz. Hayatımda içtiğim en güzel kahveydi diyebilirim. Ama bunda Merve'nin de payı büyük bence. Çünkü o gün çok güzel bi gündü. Geçen seneydi. Balat'ı gezmiştik birlikte, çok yorulmuştuk ve sonrada kumda yapılan bu kahveden içmiştik. Muhabbette çok güzeldi, kahveye ayrı bir tat verdi bence.. O kahvenin de fotoğrafını koyayım da köpüğüne bi bakın..


Son durak Galata Konak.. Buranın alt katının dekorasyonunu seviyorum. 


             Bi de böyle eski, şekilli şukullu parkeleri de çok seviyorum.


            Bir de  her yerde ısrarla paylaştığım, Bünyamin k. diye bir ressamın hayran kaldığım fotoğrafı ve resmi. Niyeyse benim çok hoşuma gitti, çok sevdim!


            Son olarak sınavlardan sıkılıpta çizdiğim, denize bakıp hayallere dalan turunçgillerden bir hatun.. O da gezmeyi çok seviyor! Ve hepinize iyi günler diliyorrr!


           

2 Ocak 2013 Çarşamba

Sihirli Spatula, Sihirli Pastalar..

0 yorum
          Merhabalarr! Bugün çok sevdiğim, çok beğendiğim bir yere götürüyorum sizi. Sihirliii Spatulaaaa!:) İnstagrama koymuştum fotoğraflarını ve herkes çok beğenmişti. Ama beğenilmeyecek bir yer değil ki. Sıcacık ve çok güzel bir yer. Fotoğraflardan görürsünüz zaten nasıl güzel olduğunu :) Ama ana yemekten önce ara sıcağımız var. :P Tarihi Moda İskelesi. Denize nazır yerlerde çok yemek yedik (tamam o kadar çok değil ama azcık çok) ama bu çok farklı oldu. Yemeğimize serçelerde eşlik etti. Arkada İncesaz.. Pek güzeldi. Buyrun fotoğraflar:












                   Şimdi sırada bir çok kişinin merak ettiği Acıbadem'deki Sihirli Spatula var. Sihirli Spatula ikiz kardeşler Ayça-Gökçe İlkel kardeşlerin şirin mi şirin pastahanesi. Küçük bir yer ama çok sevimli, çok güzel.. Özel günler için siparişte alıyorlar. Daha ayrıntılı incelemek isterseniz buyrun web sitesi: www.sihirlispatula.com  Neyse ben susayım fotoğraflar anlatsın, hep beraber nirvanaya çıkalım.








Arkadaki çikolatalı pastanın adı kirpi pasta, öndeki de köstebek pasta. Kirpi pastayı gerçek çikolatadan yapıyorlar. O yüzden biraz ağır ama çok güzel. İçinde de yanlış hatırlamıyorsam frambuaz vardı. 




              Ve evet, bu bir pasta. Ve evet, bu pasta gerçek. Yılbaşı konsepti için yapılmış. Aklınızdaki her hangi bir şeyi Sihirli Spatula'dan pasta olarak almanız mümkün. Sınır tanımıyorlar :)












             



          Umarım benim kadar çok sevmişsinizdir. :) Güzel günler olsun hepinize! Görüşmek üzere...